MSC Cruises'in en yeni 5* POESIA GEMİSİ ile İstanbul Hareketli "Yunanistan - Hırvatistan - İtalya Turları" na "ERKEN REZERVASYON" fırsatını kaçırmayın...
Toplam Ziyaretçi Sayısı
178300
Şu andaki Ziyaretçi
5
 
Ana Sayfa-Eskişehir Tarihi
Eskişehir yoların, kültürlerin, rüzgarların kesiştiği bir kenttir. Tarihi dönemler içinde Anadolu'daki ünlü merkezlerden biri olmuştur. Kentin ilk kuruluş yeri tartışmalı olsada birçok Anadolu şehrinden farklı olarak ilk kuruluş yerini büyük ölçüde değiştirmeden geliştirmiştir. Tarımsal potansiyel açısından verimli bir ova, uygun iklim koşulları, Porsuk Çayı gibi bir akarsu ile çeşitli kaynak sularının varlığı, ulaşıma elverişlilik yanında Porsuk Vadisinin kontrol edilişi sahaya ilk çağdan itibaren yerleşilmesinin ana nedenleri olmuştur. 
 İlk ve orta çağlarda adı Dorylaion (Dorileaum) olan kentin ilk yerleşim yeri hakkında üç bölgeden sözedilir. Bunlar, şimdiki çarşı yakınında sıcak su kaynakları civarı, ovanın ortasındaki Şarhöyük ya da güney batıdaki Karacaşehir mevkiidir. 
 Eskişehir ilk çağlardan günümüze kadar pekçok devirler geçirmiştir.

 İlk Çağda


 Hititler ve Frigler Devri
 M.Ö. 2000-1200 yılları arasında Hititler yerleşmişlerdir. Hititlerden sonra Friglerin en önemli yerleşim merkezlerinden  biri olmuştur. (M.Ö. 1200)
 Çevrede yapılan kazılarda Frigler'e ait pek çok eser bulunmuştur. Frig Kralı Midas'ın anıtları Çifteler İlçesinde Yazılıkaya adı ile anılan yerdedir.
 Bu devirde kurulan, Pessinus(Ballıhisar), Midaeum(kara höyük), Midas(Yazılıkaya), Dorlaeum(Eskişehir) Frig şehirlerinden dördü ilimiz sınırları içindedir.


 Lidya Devri
 İlimiz Lidya'lılar zamanında Lidya Kralı Giğes'in yaptırdığı Kral Yolu üzerinde bulunan önemli bir kent durumundadır. Bu yol istila orduları tarafından kullanılmıştır. İlimiz bu devirde pekçok istila orduları görmüştür.


 Pers Devri M.Ö. 546 - 334
 Pers'ler ilimize yerleşmemişlerdir. Pers'lerle Büyük İskender'in yapmış olduğu savaşlar sırasında ilimiz bir süre Pers'lerin yönetimi altında kalmıştır. Pers'ler gelip geçici olarak kaldıklarından onlara ait tarihi eser bulunamamıştır.


 Roma ve Bizans Devri M.Ö. 190 - M.S. 610
 İlimiz en parlak devirlerinden birini Roma ve Bizans devirlerinde yaşamıştır. Bizans imparatorlarının eğlenme ve dinlenme kenti olmuştur.

 

    Orta Çağda


 Selçuklular Devri
 Selçuklular Eskişehir'i 1074 yılında almışlardır. İlimiz Anadolu Selçukluları zamanında, Selçuklular'la Haçlı'lar arasında yapılan kanlı savaşlara sahne olmuştur
 1. Haçlı ordusu ile 1. Kılıçarslan arasında yapılan savaşlarda Haçlı orduları büyük kayıplar vermiştir. Bu zamanda ilimizin adı Sultanönü olaral anılmaktadır. İlimiz sınırları içinde Selçuklular'a ait pekçok eser vardır.

 

    Yeni ve Yakın Çağda


 Osmanlılar Devri ve Eskişehir İsminin Nereden Geldiği
 Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey, Anadolu Selçuklu Sultanı Mesut tarafından Uç beyi olarak görevlendirdikten sonra 1289 yılında Eskişehir'i almıştır.
 Osman beyin eşi Malhatun ilmiz büyüklerinden Şeyh Edebali'nin kızıdır. Osman Beyin Malhatun'dan, Alaattin ve Orhan Bey isimli oğullarıyla Balahatun isimli kızı olmuştur.
 İlimiz bu devirde Ankara, Kütahya ve Bursa illerine bağlı Sancak merkezliği yapmıştır. İlimizin ismi de Sultanönü iken Eskişehir'e çevrilmiştir. İsminin şehir tarihinin çok eski olmasından ve DORYLAEUM (Dariliyon) şehir kalıntılarının harabe görünümünden ileri geldiği tahmin edilmektedir.
 Demiryolu bu devirde ilimizden geçmiştir.


 Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devri
 Kurtuluş Savaşının 1. ve 2. İnönü muharebeleri ile Sakarya muharebesi ilimiz yakınlarında yapılmıştır. Yunan ordusunu bu savaşlarda yendik. Daha sonra Eskişehir, bir yıldan fazla bir süre Yunan askerlerinin işgali altında kalmıştır. Büyük zaferden hemen sonra 2 Eylül 1922 de düşmandan kurtarılmıştır. Yunan askerleri kaçarken şehrimizin büyük bir kısmını yakmışlardır.
 Cumhuriyetin ilanından iki yıl sonra 1925 yılında Eskişehir Vilayet yapılmıştır. Yurdumuzun büyük kentlerinden biri olmuştur. Tarım, ticaret ve sanayi alanında çok büyük gelişmeler göstermiştir. Bu gelişmeler devam etmektedir.
 Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk, ilki 21 Haziran 1920 de olmak üzere 17 defa ilimize gelmiştir.
 Son olarak da 21 Kasım 1938'de Ata'mızın naşını taşıyan tren şehrimiz istasyonundan gözyaşları arasında geçmiştir.

 

İLÇELERİMİZİN TARİHİ

 

 Merkez İlçe

Antik Çağda Dorylaion denen kentin geçmişi, İÖ 4000'e (Bakırtaş Çağı) kadar uzanmaktadır. Yörede İÖ 3000-2000 arasındaki İlk Tunç Çağı ile İÖ 2000-1500 dönemindeki Orta Tunç Çağından kalan yerleşim alanları bulunmaktadır. Bu dönemde, Asur tüccarlarının, yöre sınırlarına dek etkin oldukları bilinmektedir. Yörede yapılan kazılarda, Hitit İmparatorluğu dönemini de kapsayan Son Tunç Çağına ait (İÖ 1460-1200), az sayıda da olsa Hitit yerleşim merkezinin varlığı saptanmıştır.

Hitit İmparatorluğu sonrasında, Frigler yörede güçlü bir devlet kurmayı başardılar. O dönemlerde Frigler'in Asurlular ve Urartular ile yakın ilişkileri vardı. Asurlular'la Urartular arasındaki toprak kavgaları Frigler'in bölgede kesin denetim kurmalarını sağladı. Ancak, İÖ VIII.yy'da güçlenen Lidya'nın baskısı ve ardı kesilmeyen Asur akınları sonucunda güçsüzleşen Frigya egemenliği VII.yy'da Kimmerler'ce yıkıldı. Eskişehir yöresi, İÖ 676-546 arasında Lidya yönetimi altında kaldı.

İÖ 546'da Lidya Kralı Kroissos (Krezüs), Pers Kralı II.Kiros'a yenilince, yöre bu kez Perslerin eline geçti. Pers yönetimi sırasında, Eskişehir, Frigya Küçük Satraplığı içinde yer almaktaydı. Persler, İÖ 331'de İskender karşısında yenik düşünce kent, bir süre İskender egemenliği, onun ölümünden sonra da Selokidler'in etkisi altına girdi. İÖ III.yy'da, Orta Avrupa'dan gelen Galatlar, Eskişehir yöresinde, Ortiagon önderliğinde bir krallık yönetimi altında birleştiler ve bir süre Bergamalılar ile çalıştılar. İÖ 189-İS 395 arasında ise bölge, Roma denetiminde kaldı. Galatlar'ın yaşadığı yöre, Roma'nın zorlaması ile İÖ 184'te Bergama Devleti'nin bir eyaleti durumuna geldi. Galatlar, İÖ 166'da yeniden bağımsızlıklarını kazandılarsa da, yöre İÖ 1.yy'da bu kez Roma eyaleti oldu.

Eskişehir ve yöresi, 395'te Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içine alındı. İmparator Justinianus döneminde onarıldı. Yörede pek çok Bizans yerleşme merkezi kuruldu. Bunlar, zamanla önemli ticaret merkezleri durumuna geldi. En önemlileri Karacaşehir, Hanköy, Gümüşkonak ve Roma döneminde kurulduktan sonra Bizans döneminde gelişen Şarhöyük'dür. Eskişehir, VIII.yy'da iki kez Araplarca işgal edildi.

1071 Malazgirt zaferi ile Anadolu'ya yayılmaya başlayan Türkler, 1074'te Eskişehir ve yöresini ele geçirdiler. Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman, Türklerin yayılmasını durdurmaya çalışan Bizanslılarla Eskişehir önlerinde sasvaştı ve İznik'e dek ilerledi. 1097'de Selçuklu Hükümdarı I.Kılıç Arslan, Haçlı ordusuna İznik'te yenilince, Eskişehir Haçlıların eline geçti. Selçuklularla Haçlılar arasında Eskişehir'de ikinci bir savaş yapıldı. II.Kılıç Arslan'ın zamanında Selçuklularla Bizanslılar uzunca bir süre barış içinde yaşadılar. Ancak, yöredeki göçmen Türkmenlerin Bizans köylerine yaptığı saldırılar, Bizansla Anadolu Selçuklularının arasını yeniden açtı. İki devlet arasındaki üstünlük savaşları, Miryakefalon Savaşı'nın Selçuklularca kazanılmasıyla noktalandı (1176).

Selçuklular, 1182'de Eskişehir yöresine egemen oldular. 1289'da Osman Bey'e verilen yöre Orhan Bey döneminde Karamanoğullarınca ele geçirildi. I.Murat zamanında yeniden Osmanlı topraklarına katıldı. XVII.yy'a değin yörede önemli bir değişiklik olmadı. Bu yüzyılda kentin Celali isyanlarından etkilendiği ve kısa bir süre Celali Deli Hasan'ca işgal edildiği bilinmektedir. Eskişehir, Osmanlı Devleti yönetsel bölümlenmesinde Kütahya'ya bağlı bir sancak idi.

Eskişehir, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşında yenildiği günlerde bağımsız bir mutasarrıflıktı. Savaşın ardından 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesinde İhtilaf Devletlerinin Osmanlı topraklarında istedikleri yerleri işgal edebilecekleri hükmü de bulunuyordu. Bu hüküm uyarınca İngiliz kuvvetleri Ocak 1919'da Eskişehir'i işgal ettiler. Bu durum henüz kuruluş aşamasında olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmaları için, güvenlik açısından sakıncalı idi. Bu sorunu ve demiryolu işgalini ortadan kaldırmak için 1920 yılı Mart ayında Ali Fuat Paşa yönetiminde Eskişehir harekatı başlatıldı. 20 Martta işgal komutanlığına şehri 1 saat içinde boşaltması için ültimatom verildi ve sonuçta İngilizler şehri terk etmek zorunda kaldılar. Haziran 1920'de Yunan saldırısı başlayınca bu kez batı cephesi komutanlığı oluşturuldu ve Eskişehir karargah yeri seçildi. Albay İsmet Bey (İsmet İnönü) komutasındaki Türk birlikleri ile Yunan birlikleri arasında 9-11 Ocak ve 28 Mart-1 Nisan tarihleri arasında 1. Ve 2. İnönü savaşları yapıldı. Her iki savaşta da Yunan saldırısı geri püskürtüldü. Özellikle 2. İnönü Savaşı Kurtuluş Savaşının önemli dönüm noktalarında biridir.

Yunan işgal kuvvetlerinin Temmuz 1921'de yeni bir saldırısıyla Türk birlikleri Sakarya nehrinin doğusuna çekilme kararı aldılar. 20 Temmuz 1921'de Yunanlılar Eskişehir ‘i işgal etti. 1 yıl 45 gün süren bu işgal 2 Eylül 1922'de sona erdi ve Cumhuriyetin ilanından sonra 1925 yılında Eskişehir il oldu.

 Sivrihisar

İlçe sınırları içinde, Ballıhisar yöresinde bulunan tarihi yerleşim merkezi Pessinus (Pessimont), kutsal bir Frig kenti idi. Kral yolu üzerinde kurulmuş olması, kentin daha sonraki uygarlıklar dönemin de önemini korumasını sağlamıştır. Bergama'nın geçici egemenliği döneminde Galatlar'ın istilasına uğrayan Pessinus rahiplerinin, bu dönemde bile göreli bir bağımsızlıkları vardı. Pessinus kenti asıl ününe, Roma'nın Bergama'ya yakınlaşma girişimleri sırasında kavuştu. İÖ 204'te, Roma Senatosu, Pessinus'ta bulunan Bergama Kralı I.Attalos'a elçi göndererek Selökid tehdidine karşı birleşme önerdi. Kent, İÖ 25'te Roma egemenliğine geçti ve Roma'nın Galatya Eyaleti iç sınırlarına alındı. Sonraları Palia ve Abrustula denen Pessinus, İS VI.yy'da Bizans imparatoru Justinianus'ca yeniden kurularak Justinianopolis adını aldı. Kentin, Anadolu Selçukluları yönetiminde bir uç beyliği olduğu bilinmektedir.

1997 yılı verilerine göre ilçede 33.481 kişi yaşamaktadır.

 Çifteler

Tarihi İlk Tunç Çağ'a değin uzanan Çifteler İlçesi sınırları içinde, Frig Devletinin en önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Midas Kenti (Midaion) yer almaktadır. Kentin İÖ 850'de Frigya Kralı I.Midas'ca kurulduğu sanılmaktadır. Midas sonraları Sinnada (Synnada) Kent Birliği'ne katılmıştır.

Lidya Krallığı ve Pers İmparatorluğu dönemlerinde de merkez olma özelliğini koruyan yöre, daha sonra giderek önemini yitirmiştir.

Tarihçi Ali Cevad, Çifteler'e ilişkin şunları yazmıştır; “Hüdavendigar Vilayetinin Kütahya Livasının Eskişehir kazasında büyük bir çiftliktir. Padişahça askeri kesime hayvan yetiştirilmek için kurulmuştur. Askeriye için bir harası vardır. 2.700 km2 yüzölçümü olan bir alanda 16 köy, 5.000 çiftçi, 15 bini aşkın küçük ve büyükbaş hayvan bulunmaktadır.”

Çifteler kasabası 1954'de ilçe olmuştur. 1997 yılı nüfus sayımına göre ilçede 17.899 kişi yaşamaktadır.

 Seyitgazi

Yörenin tarihi Orta Paleolitik döneme değin uzanmaktadır. Burası İÖ 1000'lerde bir Frig yerleşim merkezi olmuş, İS VII.yy'da Arap Komutanı Abbas bin Veli ve Hasan bin Kaktaba'ca işgal edilmiştir. İkinci işgal sırasında ölen Seyit Battal Gazi, ilçede kendi adını taşıyan türbeye gömülmüştür. Adının Seyit Battal Gazi'den kaynaklandığı sanılmaktadır. Sonraları, Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğunun yönetimi altına girmiştir.

Seyitgazi, 1915'de Eskişehir Sancağına bağlı bir olmuştur. 1997 yılı nüfus sayımına göre ilçede 21.596 kişi yaşamaktadır.

 Mihalıççık

Anadolu Selçuklu döneminde kurulduğu sanılan Mihalıççık'ın XIX yy'la kadar ki tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmamakta olup, 1840'da kaza haline getirilmiştir.

Ünlü tarihçi Şemseddin Sami XIX.yy'da Mihalıççık'a ilişkin şu bilgilere yer vermektedir; “Ankara Vilayetinin Merkez Sancağına bağlı bir kazadır. Kazanın merkezi Kuyucuk Köyü'dür. 59 köyden oluşan kazanın tümü Müslüman olmak üzere 18.538 nüfusu vardır.” 1997 yılı verilerine göre, ilçede 19.559 kişi yaşamaktadır.

 Mahmudiye

Eskişehir'in, tarihi Hititler'e değin uzanan en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Kazılar ve yüzey araştırmaları sonucunda, ilçe sınırları içinde bulunan Hamidiye Köyünde Frig, Roma, Bizans yerleşmeleri saptanmıştır.

Mahmudiye, 1954'te ilçe olmuştur. 1997 yılı nüfus sayımına göre ilçede 10.617 kişi yaşamaktadır.

Sarıcakaya

1957'de ilçe olan Sarıcakaya'nın önceki tarihine ilişkin bilgi bulunmamaktadır. 1997 yılı verilerine göre ilçede 11.470 kişi yaşamaktadır.


HABERLER
Gemi Turları ile Hayallerinizin Yolcuğunu Yapın
MSC Cruises'in en yeni 5* POESIA GEMİSİ ile
İstanbul Hareketli "Yunanistan - Hırvatistan - İtalya Turları" na "ERKEN REZERVASYON" fırsatını kaçırmayın...

KONUK DÜŞÜNCELERİ

Copyright ©2006 yoretur.com.tr